ENERJETİK KORUNMANIN ÖNEMİ

DİBA AYTEN YILMAZ – 11 Kasım 2011

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim enerji alanımızı temizleyip korumanın önemine tekrar değinmek istiyorum. Dünyadaki atmosferik kirlilik arttığı gibi insanlardaki enerjik kirlilik de artıyor. Günümüzde ruhsal çalışmalara olan ilgi giderek artıyor. Ruhsal çalışmalara katılmak üzere değişik yerlere giden insanlar, çoğu zaman oralardaki enerjetik kirliliği gözardı ediyorlar. Orada yapılmış olan bir önceki çalışmadan kalan negatif enerjiler temizlenmemiş olduğu için, siz oraya gittiğinizde zaten kirli bir yere gitmiş oluyorsunuz. Bir de yeni gelen insanların enerjisi eklenince oradaki enerji iyice kirleniyor, aslında nefes alınması zor hale geliyor diyebiliriz. Eğer duyarlı iseniz, gittiğiniz anda oradaki düşük frekanslı yani negatif enerjileri hissediyor olabilirsiniz. Ama enerji değişimlerine duyarlı değilseniz bunu gözden kaçırıyor olabilirsiniz.

Enerji alanımızı altın renkli ışıkla temizleyebiliriz. Altın renkli ışık yani ilahi ışık, yabancı varlıkları alanımızdan temizlemek için çok uygun.  Hergün sabah ve akşam enerji alanınızı temizleyip koruyabilirsiniz. Bunu yapmak için tek yapmanız gereken; “Işık, enerji alanımı ve bedenimi temizle ve koru” diyerek birkaç dakika sakince oturmak. Bedeninizi ve enerji alanınızı ışıkla temizlerken beyaz ışık görebilir, algılayabilirsiniz. Hiçbir renk veya ışık göremeseniz de enerji alanınız temizlendikçe bir hafifleme farkedebilirsiniz. Farkedemeseniz de önemli değil, temizlenmeye niyet etmeniz yeterli.

Bedenimizi ve enerji alanımızı temizlemek ve temiz tutmak söz konusu olunca yiyip, içtiklerimize de dikkat etmemiz gerekiyor. Bedenimizi sağlıklı, zinde tutmak ruhumuzu taşıyan giysiye iyi bakmak demek. Bu sebeple, bu bedende olduğumuz süre boyunca sağlıklı, dengeli beslenmeye özen göstermek çok önemli. İçki ve uyuşturucuların özgür iradeyi zayıflattığını ve enerji alanını negatif enerjili varlıklara açtığını daha önce de yazmıştım. Bu sebeple, içki içilen ortamlarda kendi enerjinizi daha çok korumanızı da ayrıca tavsiye ederim.

Tıpkı bir arı kolonisinin “süper organizma” olarak hareket etmesi gibi, bizler de kendi özgür irademizle en hayırlı seçimleri yapabilir, karar alabilir ve bunu yaparken bütünün çıkarını maksimum oranda gözetebiliriz. Ellibin üyeden oluşan bir arı kolonisinde herbir üye farklı karar verse de, topluluk kendisi için en iyi kararı vermeyi başarıyor. İnsanlar olarak kendimiz ve bütünün hayrına olacak şekilde işbirliği ve barış içinde huzurla yaşamamız mümkün.

Sevgi ve şükranla,