RUHSAL REHBERLER

DİBA AYTEN YILMAZ       3 NİSAN 2008

Ruhsal rehberler, yol göstericilerimiz, bize her zaman kendimizi hatırlatırlar.
Hayatımızın değişik dönemlerinde, farklı alanlarda bize destek olur ve kendimizin ve evrenin en yüksek hayrına hangi yolu tercih etmemiz gerektiğini bize hatırlatırlar. “İçimden bir ses öyle dedi”, “niye bilmiyorum, sanki oraya yöneldim”, “sanki bir şey böyle yapmamın daha iyi olacağını söyledi” gibi anlatımlarla kişi rehberiyle etkileşimini anlatıyor olabilir.

Rehberlerimiz çoğu zaman insanlık deneyimini tamamlamış ve bizlere ruhsal seviyede destek olan öğretmenlerimizdir. Nadiren de olsa bedenlenebiliyorlar. Ve bazen, bir dostumuz, yakınımız hatta hiç tanımadığımız ve ummadığımız biri aracılığıyla rehberimizden mesaj gelir!
Amaçları; ruhsal yolculuğumuzda gelişerek ilerlememizi kolaylaştırmak ve yoldan uzaklaşırsak bize yolu hatırlatmaktır. Bu sebeple onları ayırt etmek kolaydır, zira sadece sevgi ve destek içeren mesajlar verir ve yargılamadan bize kendi yolumuzu hatırlatırlar. Yaptıkları çoğunlukla bize ayna tutmak ve hem bizim için hem ilahi boyuttaki “en iyi” yolu göstermektir.

Hepimizin Ruhsal Rehberleri olmakla birlikte çoğu kişi farkında değildir. Özellikle ruhsallığa kapalı kişiler rehberlerinin farkında olmazlar. Bazen ruhsal konularla ilgilenen kişiler de rehberleriyle iletişim içinde olmayabiliyor. “Ben kendimi biliyorum, ben bana yeterim, başkasına ihtiyacım yok” diyen kişiler de rehberlerine kapalı olabiliyorlar.

İnsanlık deneyimini yaşarken; hepimiz zorlu dönemeçlere, seçmesi zor yol ayrımlarına geliriz. Hangi seçim ruhsal gelişim yolunda bizim için en iyi olan yoldur, bunu sorar dururuz. Bizim için zorlu olan bir dönemde, peki bize düşen pay nedir? Nerede hata yapıyor, neyi atlıyor, neyi görmezden geliyor olabiliriz?
Tüm bu sorular, biz o durumun içinde kaybolmuş durumdayken cevaplanması imkansız gibidir. Oysa rehberlerimiz, tüm hikayemizi bildikleri ve bizleri çok boyutlu olarak algıladıkları için o “karmaşık” durumdan çıkış yolunu bir kaç cümleyle anlatıverirler.

Farkındalığımız yüksek olarak, o günü, o anı yaşıyorsak rehberlerimizin mesajlarını çok daha kolay algılayabiliriz. Rehberlerimizle iletişimde olmanın en iyi yolu tabii ki, meditasyon yapmak.
Hayatın içinde çoğunlukla zihnimizi kullanırız ve zihinsel kirlilik yani çoğunlukla dünden kalan düşünce yığınları bizi an’dan koparır. Meditasyon yaparken, zihnimizi düşüncelerden arındırarak nefesle bedenimize odaklandıkça, rehberlerimizden gelen mesajlara açık hale geliriz.

Onlara en çok, önemli karar aşamalarında, hayatımızdaki dönüm noktalarında ihtiyaç duyarız. Bazen bizi sakinleştirir, çoğu zaman da sevgi göndererek, varlıklarını bize hatırlatırlar. Özellikle zorlu dönemlerde çıkış yolu ararken bir Rehbere ihtiyaç duyarız. Bizler çok karmaşık ve özgün varlıklarız.  Rehberlerimiz daha geniş bir bakış açısıyla bizlere baktıkları için, bugüne kadar olan yaşantılarımızı biliyor ve daha derin seviyede bizleri algılıyorlar. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz durumun nereden kaynaklandığını bilincimizle kavramamız zor olabilir.

Varoluşu kendi belirlediğimiz çerçeveden algıladığımız için bazen rehberimizin bize tuttuğu aynaya bakmaktan hoşlanmayız. Ve çoğu zaman bu sebeple rehberimizi duymaz, algılamayız. Oysa sadece gerçek bizi dönüştürür!

Rehberlerimizin farkında olursak bu müthiş desteğin ve yol göstericiliğin varoluşu ne kadar kolaylaştırdığını anlarız. Bu yolda yürürken Rehberlerimize şükran borçluyuz!

Terapi seanslarında rehberlerimizden gelen bazı mesajlar hepimiz için önemli;
“kendi içinde mutlu olmak yeterli değil, başkalarına zarar vermemek de önemli”.
“içimizdeki zayıflığı bilmeden güçlenemeyiz!”
“dayanıklı ol, duygusal olarak güçlen!”
“yaşadığın olayları kendine dert etmek yerine yaşamayı öğren, çünkü en önemli vazifeniz yaşamayı öğrenmek. Yaşamak kelimesinin ötesine geçin. Yaşamak verilmiş en önemli hediye! Ölüp ruhsal aleme geçince bu deneyim, orada da ihtiyacınız olan şeyleri size verecek.”

Sevgi ve şükranla,